
KAYGI VE STRES
KAYGI VE STRES… Hepimiz hayatımızda mutlaka kaygı duymuş ve stresle karşılaşmışızdır. Kaygılarımızın evlilik, ölüm veya meslek konusunda olabileceği gibi günlük yaşantımızda da küçük görünen durumlar için bile kaygılanabiliriz. Vücutta kortizol hormonunu yükselterek biyolojik etkilere sahip olan kaygı daha çok psikolojik açıdan değerlendirilir. Bazen farkında olmadan bile yaşadığımız stres günlük yaşamımızı ve bedenimizi oldukça etkiler. Bir duruma karşı henüz gerçekleşmemiş ihtimaller üzerine edindiğimiz olumsuz düşünceler bizde kaygı yaratır. Yani kaygıya neden olan şey aslında kendi düşüncelerimiz ve olayı anlamlandırma şeklimizdir (Manav, 2011).
Fizyolojik bir kavram olarak stres kelimesinin anlamına baktığımızda vücudumuzun kimyasal yapısı, dış çevremizde gelişen tüm değişikliklere rağmen kendi durumunu sabit tutmaya çalışır. Bu çabamız zayıfladığında ise hastalık kendisini gösterir (Songar, 1977). Bedenimiz stres ile karşı karşıya kaldığında bir “Savaş ya da Kaç” tepkisi ortaya çıkar ve bedenimizde çeşitli belirtiler gözükür. Salgı bezlerimizin salgıladığı hormonlarda değişiklikler meydana gelir; en basit örneği terlemektir. Kalp atışlarımızın hızlanması, tükürük bezlerindeki değişiklik, idrara çıkma isteği gibi tüm bu belirtiler vücudumuzun stres ile başa çıkarken gösterdiği “Savaş ya da Kaç” mekanizmasından kaynaklanır.
Strese Psikolojik açıdan baktığımızda kafamızın içinde olup bitenler bizi daha çok ilgilendirir. Burada en önemli kavramlardan birinin tutumlarımızın olduğunu söylemek mümkündür. Tutum, herhangi bir duruma, nesneye veya kişiye duygularımızın, düşüncelerimizin ve davranışlarımızın oluşturduğu eğilimlerdir. Sahip olduğumuz tutumlar çevreyle olan uyumumuzu da sağladığı için ve aynı zaman da stres de çevremizdeki değişimlere olan tepkimiz olduğu için birbiriyle oldukça ilgili iki kavramdır.
Her tutumun 3 temel öğesi vardır: olaya karşı duygumuz, düşüncemiz ve bu konudaki davranışımızdır (Eroğlu, 2013). Bu 3 öğe arasında bir denge vardır. Örnek olarak, havanın soğuk olduğunu düşündüğümüzde, havanın soğuk olmasıyla ilgili olumlu veya olumsuz bir duygu besleriz ve ardından hava şartlarına göre giyinerek davranışı gerçekleştiririz. Ancak havanın soğuk olduğunu düşünmekte ve buna rağmen ince kıyafetler giyerek düşünce ile tutarsız bir davranış sergilediğimizde kaygımı baş gösterir. Verilen bu basit örnekte davranışımızı düşüncemize göre değiştirdiğimizde (ya da hava sıcaklar ve kıyafetimiz hava şartlarına uygun hale gelir) kaygımız da sona erer. Kaygı ve stresin patolojik olan kısmı “ya havalar hep soğuk olursa ve ben hiç uygun giyinemezsem” tarzı bir şekle dönüşüp de mantıksız bir duruma düştüğünde başlar. Daha olay gerçekleşmemiş olduğu halde bu düşünceye sahip olmamız maalesef bizi kaygılı bir durumda bırakır.
Şekil 1: Selye’nin Genel Uyum Sendromu

Yukarıda gördüğünüz grafik stresin 3 evresidir. Stres duyan her birey bu aşamalardan geçer; bizde kaygı uyandıracak durum ile karşılaştığımızda alarm evresinde oluruz, sonrasında o stres uyaranına karşı direnç gösteririz. Bu aşamada çeşitli baş etme kaynaklarımızı kullanırız fakat sonrasında vücudumuz ve zihnimiz tükenme evresine geçeriz. Sağlıklı birey bu aşamaları aştıktan sonra tabloda gösterilen yeşil okun ilerlediği yönde normal direnç seviyesine ulaşır. Ancak sağlıklı olmayan, stres bozukluğuna sahip birey kırmızı okun ilerlediği yönde tükenme evresinde kalmaya devam eder. Bu evrede kalmış birey sürekli bir kaygı içerisindedir, baş etme kaynakları tükenmiş ya da işe yaramaz hale gelmiştir ve artık bir ruh sağlığı uzmanı tarafından yardım alması gerekmektedir.
STRES BELİRTİLERİ
- Stres nedeni oluşan durumdan kaynaklı değil, durumla ilgili düşüncelerimizden kaynaklı olduğu için verilen tepkiler de kişiye göre farklılıklar gösterebilir. Belirtileri 3 kategoriye ayırdığımızda fiziksel, psikolojik ve davranışlar belirtiler mevcuttur (Özel, Bay Karabulut, 2018).
- Fiziksel Belirtiler: Yorgunluk, hızlı soluk alıp verme, nabzın yükselmesi, terleme, konuşma güçlüğü, titreme, bağırsak sorunları…
- Psikolojik Belirtiler: Öfke, sabırsızlık, panik, huzursuzluk, cinsel yaşamda değişiklik, intihar düşünceleri, karar vermede güçlük, uyku bozukluğu…
- Davranışsal Belirtiler: Aşırı hareketlilik veya hareketsizlik, öfke patlamaları, dikkat dağınıklığı, ağlama krizi, tartışmaya yatkınlık…
STRESLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ
Bireysel, Sosyo-Kültürel ve Örgütsel olarak stres yönetimleri mevcuttur ancak genel olarak stres yönetimine baktığımızda; stres etkenini elbette ortadan kaldırmak maalesef mümkün değildir. Bunun yerine düşünce ve tutumlarımızı sağlıklı bir şekilde değiştirebilmek ve stres belirtilerine en aza indirmek daha uygun olacaktır. Etkili bir şekilde başa çıkma kaynaklarımızı kullanmamızı “Stres Yönetimi” olarak adlandırırız. Stres yönetim biçimimiz sahip olduğumuz stres uyaranının gerçekçi tehlikesini anlama kapasitemize ve daha önce yaşadığımız deneyimlerimize göredir (Eroğlu, 2013). Eğer karşılaştığımız tehlikeyi yenebilecek türde görüyor ve kendimizde bu gücü buluyorsak “savaş” tepkisini gösteririz. Problemi çözme davranışları sergiler, gerekirse çevremizden yardım alırız. Eğer sorunu kontrol edemeyeceğimiz dışsal bir problem olarak görüyorsak ve kendimizi yetersiz hissediyorsak “kaç” tepkisini gösteririz. Bu durumlarda en basit kaçma tepkimiz genelde uyumak veya sorunu görmezden gelmek olabiliyor.
Sağlıklı baş etme kaynakları olarak Gevşeme ve Nefes Egzersizleri, Meditasyon, Sağlıklı Beslenme ve Kendi Yaşam Tarzını Yönetme, Dini Hayat ve Çalışma Şartlarının İyileştirilmesi gibi yöntemlerin etkili olduğunu söyleyebiliriz.
Stajyer Psikolog Sena BULAN
KAYNAKÇA
- Eroğlu, F. (2013). Davranış Bilimleri. Beta.
- Butcher, J. N., Mineka, S., Hooley, J. M. (2013). Anormal Psikoloji. Kaknüs Psikoloji.
- Ürün, Ö. D., Öztürk, C. Ş. (2020). Yetişkin Bireylerde Sosyal Görünüş Kaygısı ile Sosyal Kaygı, Benlik Saygısı ve Yaşam Doyumu Arasındaki İlişkiler. Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 4 (1), 37-45.
- Şahin, N. H., Durak, A. (1995). Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği: Üniversite Öğrencileri İçin Uyarlanması. Türk Psikoloji Dergisi, 10 (34), 56-73.
- Özel, Y., Bay Karabulut, A. (2018). Günlük Yaşam ve Stres Yönetimi. Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 1(1),48-56.
- Güçlü, N. (2001). Stres Yönetimi. G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 21 (1), 91-109.
- Hekimoğlu, E. C., Bilik, M. Z. (2020). Freud’dan Lacan’a Kaygı. AYNA Klinik Psikoloji Dergisi, 7(3), 336 – 367.
- Manav, F. (2011). Kaygı Kavramı. Toplum Bilimleri, 5 (9), 201-211
Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?
Bireysel terapi, Oyun terapisi, Cinsel terapi, Aile-Çift Terapisi ve diğer alanlar için bizimle 0507 243 77 58 nolu numaradan iletişime geçebilirsiniz.
Önerdiğimiz Kitaplar

