ROMANTİK İLİŞKİLER

ROMANTİK İLİŞKİLER
ROMANTİK İLİŞKİLER

ROMANTİK İLİŞKİLER

Romantik İlişkilerimizdeki Çetrefilli Yollar

ROMANTİK İLİŞKİLER…Hepimiz doğduğumuz andan itibaren sevgi ve bağlanma ihtiyacı hissederiz. Bu ihtiyaç yaşamımızın ilk yıllarında bize bakım verenlere karşıyken yetişkinliğimizde bir partnere doğru yönelir. Ancak hayatımızda doğru kişiyi bulma, sağlıklı ilişkiler kurma, bir ilişkiye başlama, o ilişkiyi sürdürme ve gerekirse bitirme konusunda zaman zaman zorluklar yaşarız. Sevme, sevilme ve bir yaşamı paylaşma heyecanıyla çıktığımız yollar bizi daha fazla yaralar. Peki genellikle nerelerde hata yaparız, neden ilişkilerin sonu hüsranla biter? Ya da bazen kırılan, üzülen tarafın hep biz olduğunu hissederiz. Neden?

İlişkiye Dair Beklentilerimiz

Yaşayacağımız ya da şu an içinde bulunduğumuz ilişkiye ve kişiye yönelik bazı inanç ve beklentilere sahibiz. Kafamızda pembe panjurlu evlerimizin hayali var. Ancak ‘romantik ilişki inançlarımız gerçekçi olmayan ilişki standartlarını’[1] içerdiği andan itibaren ilişki yolumuza taşları kendimiz koymuş oluruz. Genel anlamda beklentilerimize göz attığımızda şunları görmekteyiz:


  • Doğru kişiyi bulmak ve doğru kişi olmak

Herkesin aradığı, bazen bulup sandığı ama sonrasında yanıldığını düşündüğü bu doğru kişi nerede? Aklımızda hep bu soru gezmektedir. Bu soruyu kendimize yönlendirmek istiyorum. Bizler karşı taraf için doğru kişiler miyiz peki?

Bir ilişki, ilişki daha kurulmadan başlamaktadır. O da sizin kendinizle olan yolculuğunuzdur. Bu yolculukta kendinizi tanımanız, güçlü ve zayıf yanlarınızı, istek ve ihtiyaçlarınızı, ileride eş adayınızla nasıl bir hayat yaşamak istediğinizi, prensiplerinizi, sınırlarınızı, ilgi alanlarınızı doğru tanımlayabilmeniz sağlıklı bir ilişki için atılacak en büyük adımlardan biridir. Keza karşınızdaki kişiden beklentilerinizin bir kısmı da kendisini tanıması ve bilmesi yönündedir.

Bazen insanlar ilişkilerinde anlaşılamamaktan ve tanınamamaktan yakınır. Bu aşamada üzerinde durulması gereken noktalardan biri de ‘kendimizi iyi ifade edebiliyor muyuz?’ konusu üzerinedir. Kendinizi doğru ifade ettiğiniz takdirde anlaşılma ve beklentilerinizin karşılanma olasılığı artmaktadır. Düşünelim ki çok güzel, çok sevdiğiniz bir yere gitmek istiyorsunuz. Bu fikir, aklınıza geldiği anda hızlı bir şekilde evden çıktınız, önünüze gelen ilk otobüse bindiniz. Fakat bu otobüsün güzergahı farklı ve hiç istemediğiniz yerlere gidiyor. Evet bir yere gitmek istediniz, bunun için bir ulaşım aracına ihtiyacınız vardı ancak zihninizde rotanızı düzgün bir şekilde belirlememiştiniz, bir hazırlığınız bile olmadan gideceğiniz güzel yerin hayaliyle koştur koştur evden çıkmıştınız.

Herkes mutlu bir ilişkiye ulaşmak için bu şekilde alelacele yola çıkar, hayalini kurduğu ilişkiye ulaştırma ihtimali gördüğü insanlara yine hızlı bir şekilde yönelir. Ne yazık ki bu heyecanlı yolculuğun sonunun hüsranla bitme ihtimali yüksektir. Bu sona varmamak için öncesindeki hazırlık süreciniz, kendinizle olan yolculuğunuz elzem bir hale gelmektedir. ‘İnsan sevilebilir olduğunu anladığı ve kendini tanıdığı zaman seveni bulması daha kolaylaşmaktadır.’[2]


  • Herkes çok mutlu…

Hayatın mutluluk ve hüzünle, kahkaha ve gözyaşlarıyla, zorluklar ve müjdelerle tamamlayıcı bir bütün olduğunu yadsımaktayız. Bunda son yıllarda popüler olan sosyal medya paylaşımlarının da büyük bir katkısı vardır. Pahalı hediyeleri, romantik sürprizleri, lüks tatilleri içeren paylaşımlar ve arka planı görülmeyen mükemmel ilişkiler, mutlu çiftler kafaları karıştırmaktadır. İnsanların önüne düşenle içinde bulunduğu ilişki uzaktan yakından birbirine benzemeyince yaşayamadığı hayatlar için partnerine yönelik gizli bir öfke ve üzüntü barındırmaya başlarlar. Kısa bir süre sonra da ufak sebeplerden çıkan alevli tartışmalarda kendilerini bulurlar. Yapılan araştırmalar da ‘duygusal incinmelerin çoğunlukla rasyonel olmayan ilişki inançlarının bir sonucu olduğunu’[3] ortaya koymaktadır. Çiftler, bireyler gibi ilişkilerin de biricik olduğunu; içinde her türlü duyguyu ve olayı barındırabileceğini anladıklarında dikkatlerini kendi ilişkilerine çekerler. Bu şekilde de rasyonel olmayan bir kıyasın zararlarından korunmuş olurlar.


  • ‘Eskiden böyle değildin!’

İlişkinin başındaki iletişimi sonrasında da beklemek, çiftleri bir yanılgıya düşürmektedir. Yani ‘eskiden benimle daha çok ilgilenirdin, beni daha çok arardın, daha çok sürpriz yapardın…’[3] gibi düşüncelerle beklentiler gün yüzüne çıkmaktadır. İlişkiler bir seyri, bir akışı olan dinamik süreçlerdir. Bir başlangıç aşaması, sonrasında ilerleyen safhaları vardır ve her aşaması kendine özgü bazı nitelikleri barındırmaktadır. Başlangıçta gerçekleşen şeylerin sonraki safhalarda devam etmesini beklemek bireyleri hüsrana uğratmaktadır. Önce bir insanı tanıma motivasyonuyla yola çıkılır, tanıdıkça ilişki daha sağlam raylara oturur ve kişiler ilişki içindeki davranışlarını birbirlerine göre yönlendirirler. Bu sürecin bu şekilde işleyişini bir tehdit olarak algılayıp ‘beni artık eskisi gibi sevmiyor, eskiden böyle değildi, yine yalnız kalacağım, yakında bu ilişki biter, beni anlayacak ve ihtiyaçlarımı önemseyecek kimse yok, yalnız öleceğim ’gibi düşüncelere kapılan bireylerin ilişkinin dinamik bir süreç olduğunu ve aradaki sevginin zamanla yok olmadığını yalnızca sürece uyum sağlayarak şekil değiştirdiğini hatırlamasında fayda vardır.


  • ‘Beni anlamıyor…’

Kadın ve erkek olarak tamamen farklı yapıda yaratılmış varlıklardır. Prof. Dr. Nevzat Tarhan kadın ve erkeğin psikolojik ihtiyaçlarının da farklı olduğunu belirtmektedir: “Kadının psikolojik ihtiyacı çözüm değil, dinlenilmektir. Erkeğinki ise güvenmek, takdir edilmektir. Seven ve iyi niyetli olan eşler karşı tarafın psikolojik ihtiyaçlarını giderirlerse, sevgi çoğalır, güven artar, korku azalır ve ilişki iyi hale gelir. Kadının psikolojik ihtiyacında önceliği, duyguları anlamak, ifade etmek ve değiştirmek alır. Erkek ise hep çözüm odaklı düşünür ve kadının duygulara verdiği önemi algılayamaz.’’[4] Aradaki bu farklılıklar çiftleri ilişki içerisinde bazen çıkmaza götürmektedir. Kadınlar anlatmadan anlaşılmayı beklerken, erkekler kadınların bu bekleme sürecinde ellerinde somut olarak kendilerine iletilen, çözülecek bir sorun görmediklerinden ötürü ilişkiye devam etme eğiliminde olurlar. Bu sırada kadının beklemekten sabrı tükenmiş olur ve yeni bir krize kapı açılır. Aslında buradaki sorunun kaynağında yapısal farklılıkları bir kenara attığınızı ve partnerinizden sizin gibi düşünmesini, davranmasını beklediğinizi görmekteyiz. Bu farklılıklara karşı çıkıp onları değiştirmeye çalışmak yerine onları kabul edip buna uygun davranmak ilişkiyi daha sağlıklı hale getirecek ciddi bir adımdır.


          

Romantik ilişkiler, sağlıklı ve işlevsel olduğu takdirde, fiziksel ve duygusal iyilik haline önemli katkıları olan bir yakın ilişki türüdür.[5] İlişkilerle alakalı beklentileriniz, inançlarınız, davranışlarınız, partnerinizi algılayış şekliniz gibi birçok etken ilişkinin seyrini belirlemektedir. Sağlıksız ilişkiler yaşamış ve bu ilişkilerden geriye korkular, hayal kırıklıkları, olumsuz inançlarla mücadele etmek durumunda kalmış olabilirsiniz. Sağlıksız ilişkiniz devam ediyor veya sonlandırılmış da olabilir. Bu durumlarda terapi desteği ile yaşadığınız sorunların üstesinden gelebilir sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz. Alacağınız uzman desteği karşılıklı olarak anlamaya, anlaşılmaya ve paylaşmaya dayalı olan bu süreci farkındalıklarla yürütüp sağlıklı şekilde ilerlemenize katkı sunmaktadır.


[1] (İlhan, 2021)

[2] (Karaosmanoğlu, Şaşıoğlu , & Azizlerli, 2022, s. 13)

[3] (İlhan, 2021)

[4] (Karaosmanoğlu, Şaşıoğlu , & Azizlerli, 2022, s. 37)

[5]https://uskudar.edu.tr/tr/icerik/4219/prof-dr-nevzat-tarhan-kadin-ve-erkek-farkliliklarina-ragmen-esittirler

Stajyer Psikolog Hicran Aydın

KAYNAKÇA

https://uskudar.edu.tr/tr/icerik/4219/prof-dr-nevzat-tarhan-kadin-ve-erkek-farkliliklarina ragmen-esittir

Karaosmanoğlu, A., Şaşıoğlu , M., & Azizlerli, N. (2022). İlişkiler. Psikonet.

Evlilik Öncesi Dönem ve Romantik İlişkiler”, KALKAN, Melek. ve YALÇIN, İlhan. (2012).

”Üniversite Öğrencilerinin Romantik İlişki İnançları İle Romantik Kıskançlıkları”, İLHAN,Sare.(2021)

”Romantik İlişkilerde Umut: Bağlanma Stilleri ve Olumlu-Olumsuz Duygu”,AKYOL,E., IŞIK,Ş.(2018),Türk Eğitim Bilimleri Dergisi

uzman psikolog ayşen yıldız

Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?

Bireysel terapiOyun terapisiCinsel terapiAile-Çift Terapisi ve diğer alanlar için bizimle 0507 243 77 58 nolu numaradan iletişime geçebilirsiniz. 

DİĞER YAZILARIMIZ

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir