AYRILMA KAYGISI

AYRILMA KAYGISI
AYRILMA KAYGISI

ANNE LÜTFEN BENİ BIRAKMA; AYRILMA KAYGISI

AYRILMA KAYGISI….

Çevrenizde hiç annesinin bacağına sıkı sıkı sarılmış feryat figan ağlayan ayrılmak istemeyen çocuklar gördünüz mü? Oysaki annesi hemen geleceğini, bir işi olduğunu veya okula alışması gerektiğini defalarca söylemiş fakat sabrı kalmayan anne bu ayrılmayı zorla yaparak başka çaresi kalmamış olabilir.

Çocuğun anneyle veya bakım veren, güvendiği kişiden ayrılması sonucu yoğun duygu ve endişe yaşaması haline ayrılma kaygısı diyoruz. 1 yaş gibi çocuğun bağlandığı kişiden ayrılma kaygısı normal kabul edildiği gibi 2,5-3 yaşına kadar bu durumun sona ermesini bekliyoruz. Ancak 3 yaş üstünde bu durumun yoğun yaşanması sağlıklı kabul edilmemektedir. Bu dönem sağlıklı atlatılmazsa ilerleyen yaşlarda sevdiklerini kaybetme, kaçırılma korkusu, hırsız korkusu görebilmekteyiz.

Bebeğin doğduğu andan itibaren ihtiyaçlarını karşılayan, bakım veren, güvende hissettiren kişiyle arasında bir bağ oluşur. Bu bağ tutarlı, çocuğun ihtiyaçlarına duyarlı olursa ve çocuğun güvende olduğu ihtiyacı giderilirse sağlıklı diğer bir deyişle güvenli bağlanma gerçekleşir. Fakat bu dönemde çocuğun hem fiziksel (yeme, içme, temizlenme, anneye yakınlık, dokunulma) hem psikolojik ihtiyaçları (güvende olma, sevilme, duygularını ve ihtiyaçlarını anlayabilme, sakinleşme) bazı sebeplerden dolayı giderilemezse bağlanma sağlıklı gerçekleşmez.

Güvenli bağlanma ile çocuğun duygularını kontrol edebilmesi, karşılaştığı zorluklarla baş edebilmesi, dirençli olabilmesi için içsel destek sistemi oluşur. Bağlanma güvensiz olursa çocuk kaygıyla baş edemez, duygularını düzenleyemez ve bu durumdan örseleyici şekilde etkilenir. 

Peki Ayrılma Kaygısının Sebebi Nedir?

Çocuğun anneyle (veya bakım veren başka biri) doğduğu andan itibaren güvenli bağ kurabilme sürecini etkileyebilecek birçok sebep bulunmaktadır. Bu bağın temelleri gebelik öncesinde başladığı gibi gebelik sonrası da da süreci olumsuz etkileyen birçok etken vardır; Doğum sürecinde yaşanan olumsuz durumlar, anne veya bebeğin hastalığı, travmatik yaşantılar, anneyi etkileyebilecek kayıp haberi, ebeveyn kaybı, anne ve bebeğin uzak kalması, annenin ruhsal durumu, sosyal destek azlığı, boşanma süreci, çocuğun ihtiyaçlarını karşılanma biçimi, aşırı korumacı, tutarsız ebeveyn tutumları, hatalı disiplin yöntemleri vb. . Bu faktörler güvenli bağlanma sürecini etkilediği gibi arkadaş kaybı, evcil hayvan ölümü, ebeveyn kaybı, yeni eve taşınma süreci de çocuklarda kaygıyı arttırabilir.

Ayrılma Kaygısı Olduğunu Nasıl Anlarız?

Okul öncesi çocuklar için kreşe, anaokuluna gitmek istememe, okul çağı çocuğu için okul reddi görebiliyoruz. Bu çocuklar ebeveynden ayrılmamak için gerçek ya da hayali olarak hastalık semptomları gösterebiliyorlar. Çocuklar bağlandıkları kişiye zarar geleceğinden, öleceğinden, bir daha onu göremeyeceğinden endişe duyuyorlar. Uyurken ebeveynle birlikte olmak istiyorlar ve bu çocuklar ebeveynlerinden ayrıldıkları, onların öldüğü kabuslar görebiliyorlar.

Çocuklarda Nasıl Görülür?

Ayrılma kaygısı yaş dönemlerine göre farklı özellikler göstermektedir. Araştırmalarda özellikle boşanmanın çocuklar üzerinde etkileri incelenmiştir. 0-3 yaş arası dönemde ağlama krizleri, uyku problemleri görülürken 3-6 yaş arası çocuklarda korku, kaygı, kabus görme, öfke nöbetleri, yeme düzensizlikleri görebiliyoruz. 6-12 yaş dönemde ise boşanmadan kendini sorumlu tutma, ebeveynlerin kendisini terk edeceği düşüncesi, yalnızlık duygusu görülebiliyor. 12-18 yaş çocuklarda ise depresyon, yalnızlık, hayal kırıklığı, öfke duyguları görebiliyoruz. 20 yaş üstü bireyler için boşanma diğer yaşlara göre bağlanma sürecini daha az etkilediğini görüyoruz.

Bağlanma süreci doğumdan itibaren güvende olma ihtiyacını karşılamayla sağlıklı oluşur. Fakat ailenin boşanma, ölüm, aldatma gibi sebeplerle dağılması temel güven duygusunu zedeleyerek çocuk, ergen veya yetişkini hayal kırıklığına uğratır. Bu ve benzeri durumlar çocuklarda ayrılık kaygısını tetikleyebilir.

Ayrılma Kaygısının Tedavisi Nedir?

Çocukta bağlanmanın temeli bazı durum veya şartlardan dolayı güvenli şekilde oluşmaz. İlerleyen dönemde çocuk bu ihtiyacını gidermeye çalışır. Fakat tutarsız ebeveyn tutumları, hatalı disiplin yöntemleri, ebeveynlerin psikolojik sağlıkları gibi değişkenler çocuğun bu süreci sağlıklı telafi etmesini engeller. Bu durumda oyun terapisi, aile danışmanlığı, bağlanma temelli çalışmalar, sağlıklı aile yapısı oluşturma, çocuğun ihtiyaçlarını anlama ve aileye müdahale konusunda fayda sağlamaktadır. Ayrılma kaygısı doğru müdahale ile yeniden güvenli bağ kurmayı amaçlar. Fakat müdahale edilmeyen durumlar ileriki yaşlarda okula uyum sorunları, sınav kaygısı, depresyon, takıntılar gibi bozukluklara yol açabilmektedir.

PSİKOLOG/AİLE DANIŞMANI BÜŞRA KIZILTAŞ  

uzman psikolog ayşen yıldız

Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?

Bireysel terapiOyun terapisiCinsel terapiAile-Çift Terapisi ve diğer alanlar için bizimle 0507 243 77 58 nolu numaradan iletişime geçebilirsiniz. 

DİĞER YAZILARIMIZ

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir